v Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı | Kredimi Hesapla
  • ALTIN (TL/GR)
    499,19
    % 0,38
  • ÇEYREK ALTIN
    809,00
    % 0,32
  • AMERIKAN DOLARI
    8,3225
    % 0,35
  • € EURO
    9,7265
    % 0,33
  • £ POUND
    10,7727
    % 0,26
  • ¥ YUAN
    1,2354
    % 0,15
  • РУБ RUBLE
    0,1057
    % 0,49
  • BIST 100
    1.126,99
    % -2,22

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

TURSAPNET, coronavirus salgının sektöre yönelik zararlarını daha somut bir şekilde ortaya koyabilmek adına bir anket düzenledi

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı / Turizm Günlüğü

2001 yılından beri turizm sektör inisiyatifi ve tartışma platformu TURSAPNET, coronavirus salgının sektöre yönelik zararlarını daha somut bir şekilde ortaya koyabilmek adına bir anket düzenledi.

ANKETE KATILIM

Ankete Türkiye’nin dört bir yanından acentalar ankete katılım gösterdi. Katılım gösteren acenta temsilcilerinin il ve ilçeleri ise şu şekilde: Manisa, Ankara, Fethiye, Gölcük, Batman, Bursa, Muğla, İzmir, İstanbul, Gaziantep, Antalya, Trabzon, Sivas, Nevşehir, Manavgat, Bodrum, Kuşadası, Kaş, Şanlıurfa, Samsun, Kayseri, Mersin ve Didim.

Anket gerçekleştirilirken değerlendirme kriteri olarak 100 kişi ve katları baz alınmıştır. Bazı üyeler her soruya yanıt vermediği için toplam rakamlar farklılık göstermektedir.

İşte turizm sektörün kriz sonrasındaki halini ve turizm yöneticilerinin beklenti ve görüşlerini 9 başlık altında ortaya koyan anketin sonuçları:

1- ŞİRKETİNİZİN ŞU AN Kİ DURUMUNU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Bu soruya cevap veren katılımcıların %80’i kötü, %16’sı orta, %4’ü ise iyi cevabını verdi.

2- ŞİRKETİNİZDEKİ ÇALIŞAN SAYISI HAKKINDA BİLGİ VERİNİZ.

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Bu başlık kapsamında acentaların kaç kişiye istihdam imkanı sunduğu, firmalarında kaç kişinin çalıştığı sorulmuştur. Buna göre acentalar “5’ten az çalışan”, “6 – 15 çalışan” ve “16’dan fazla çalışan” olmak üzere üç kategoriye ayrılmıştır.

Buna göre ortaya çıkan tablo şu şekildedir:

  • 5’ten az çalışan: %67
  • 6 – 15 çalışan: %17.18
  • 16’dan fazla çalışan: 14.15

3- ŞİRKETİNİZİN İSTİHDAM SAYISI ÖNÜMÜZDEKİ 12 AY İÇERİSİNDE NASIL BİR DEĞİŞİM GÖSTERECEK?

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Katılımcıların yüzde 64’ü bu soruya “istihdam sayısı azalacak”, yüzde 33’ü “istihdam sayısı aynı kalacak”, yüzde 3’ü ise istihdam sayısı artacak şeklinde yanıt vermiştir.

4- ÖNÜMÜZDEKİ 6 AY İÇİNDE ŞİRKETİNİZİN İŞ YAPMA POTANSİYELİNE İLİŞKİN BEKLENTİNİZ NEDİR?

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Katılımcıların %85’i 6 ay içinde iş potansiyelinin “daha kötü” olacağını, %12’si “aynı kalacağını”, %3’ü ise “daha iyi” olacağını belirtmiştir.

5- BULUNDUĞUNUZ ŞEHİRDE, ÖNÜMÜZDEKİ 6 AYLIK EKONOMİK GELİŞMEYİ NASIL ÖNGÖRÜYORSUNUZ?

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Acentalara önümüzdeki 6 aylık dönemde faaliyet gösterdikleri şehirlerin ekonomilerinin nasıl bir seyir göstereceği sorulduğunda; acentaların %91’i “daha kötü”, %4’ü “aynı kalacağını”, %5’i ise “daha iyi” bir seyir izleyeceğini belirtmiştir.

6- ÖNÜMÜZDEKİ 12 AY İÇİNDE ŞİRKETİNİZİN FAALİYETLERİNİ EN ÇOK ETKİLEYECEK FAKTÖRLER HANGİLERİDİR?

Bu soru kapsamındaki faktörler 8 başlık altında toplanıyor. Bu başlıklar ve oransal dağılımı şu şekilde:

  • Mevcut ekonomik koşullar: %19
  • Devlet desteğinin yetersiz kalması: %19
  • Finansman: %18
  • İşinize olan rağbetin azalması: %17
  • Çalışanların maliyeti: %10
  • Döviz kurunun etkisi: %10
  • Bölgedeki turizm altyapısı: %4
  • Kalifiye eleman konusundaki eksiklik: %3

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

7- SİZE GÖRE ŞİRKET HARCAMALARINIZ ÖNÜMÜZDEKİ 6 AY İÇERİSİNDE NASIL DEĞİŞECEK?

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Bu soru kapsamında acenta temsilcilerinin %36’sı harcamaların azalacağını, %28’i harcamaların aynı kalacağını, %19’u harcamaların artacağını, %17’si ise harcama yapılmayacağını; faaliyetlerini süresiz olarak durdurduklarını beyan etmiştir.

8- ÖNÜMÜZDEKİ 12 AYDA ŞİRKETİNİZİN SATIŞLARINDA, CORONA VİRUS KAYNAKLI NASIL BİR ETKİ ÖN GÖRÜYORSUNUZ?

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Acenta temsilcilerinin %79’u coronavirus nedeniyle satışlarının yüzde 50’den fazla azalma göstereceğini, %18’i yüzde 25 ile yüzde 50 arasında bir azalma göstereceğini, %3’ü ise yüzde 10 ile yüzde 25 arasında azalma göstereceğini öngördüklerini açıklamışlardır.

9- CORONA VİRUS KAYNAKLI KAYIPLARIN İŞİNİZİ HANGİ ALANLARDA ENGELLEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Bu soruya acentaların verdikleri yanıtlara göre ise dağılım şu şekilde gerçekleşmiştir.

  • Ulusal ve uluslararası seyahat kısıtlamaları: %18
  • Nakit akışındaki düzensizlik ve aksamalar: %16
  • Kendi turlarınızdaki talep azalması ve iptaller: %14
  • Uçuş iptalleri ve kapanan oteller nedeniyle ürün arzının zorlaşması: %13
  • Bireysel tatil iptalleri: %12
  • Kurumsal iş/fuar/etkinlik iptalleri: %11
  • İş birliği yapılan havayolu ve tur operatörlerinin paket programlarındaki değişiklik ya da iptaller: %9
  • İptal edilen ya da ertelenen turizm yatırımları: %7

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

TURİZMDE HASAR TESPİT RAPORU GENEL DEĞERLENDİRME 

Sektör genelinde moraller bozuk ve turizmcilerin %80’i gibi önemli bir kısmı geleceğe endişe ile bakıyor.

Görünüşte 5 kişi ve altında eleman çalıştıran şirket sayısı %67 gibi yüksek bir oranda görünüyor, buna karşılık 6-15 kişi arası çalıştıran şirket oranı %17 ve 16 kişiden fazla kişinin çalıştığı şirketlerin oranı ise %14 olarak görünüyor.

Ortalama bir hesapla çalışan sayılarını (66 şirket x 3 personel = 198 kişi) + (19 şirket x 10 personel = 190 kişi) + (14 şirket x 20 personel = 280 kişi) olarak bakarsak, segmentler arasında nispi en yüksek istihdam yükünün 16 kişi ve fazlası personel çalıştıran şirketlerde olduğunu görüyoruz.

TÜRSAB üyeleri istihdamın azalacağı konusunda neredeyse hem fikir. İşletmelerin bir kısmı İŞKUR’dan yararlanacağını ilan etmesine rağmen, istihdam sözlerini tutmakta zorlanacaklarını ve sektörde ciddi bir istihdam kaybı yaşanabileceğini gösteriyor.

Katılımcılara sorulan en kritik sorulardan birine verilen yanıtlar % 85 gibi çok yüksek bir oranda iş kaybı yaşanacağını işaret ediyor.

Turizmciler sadece kendi meslek dallarında değil, bulundukları şehrin ekonomisinin de bu krizden ciddi oranda etkileneceğini, hatta genel durumun kendi iş kollarından da fazla olumsuz olacağını öngörüyorlar.

Şirket harcamalarının önümüzdeki 6 ay içinde azalması ya da aynı kalması öngörülüyor.

Ankete katılan üyeler başta ulusal ve uluslararası kısıtlamalar olmak üzere coronavirus kaynaklı kayıpların işlerimizin büyük bölümünü doğrudan etkileyeceğini düşünüyorlar.

Turizm Boş Lafla Kurtulmaz / Turizm Aktüel

Turizm sektörünün tüm bileşenlerinden oluşturulan Küresel Turizm Kriz Komitesi’nün üçüncü toplantısında, üye ülkelerin hükümetlerini turizmle ilgili vergi ve istihdam politikalarını yeniden gözden geçirmeye çağırdı. İşletmelere de geniş kurtarma çabalarına yardımcı olup, ayakta kalmalarına yardımcı olacak adımların atılması için baskıyı artırma eylem çağrısı yapıldı.

Yapılan eylem çağrısında, karar vericilerin COVID-19 ile mücadeleye yardımcı olacak somut adımlar atması dile getirildi. Çağrıda, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası Bahar Toplantılarının odağına aldığı finansal ve ekonomik tedbirlerin, Avrupa Komisyonu Avrupa Birliği içindeki siyasi işbirliğinin arttırıldığı belirtiliyor.

Turizm Kriz Komitesi toplantısında, hükümetlerin, özel kuruluşların ve hayırseverlerin mevcut finansman açığını giderip, salgını uygun almakta kullanılmak üzere G20 Suudi Başkanlığı’nın fonundan 8 milyar dolarlık bir katkı yapılması daveti de yapıldı.

Kurtarma Planı hazırlanıyor

Krizin sınır ötesi dayanışma gücünü ortaya çıkardığına dikkat çeken UNWTO Genel Sekreteri Zurab Pololikashvili, “Ancak güzel sözler ve jestler, işleri koruyamaz, yaşamları turizm sektörüne bağımlı olan milyonlarca insana yardım etmez” dedikten sonra şunları söyledi: “Hükümetler, turizmin sadece istihdam sağlamakla kalmayıp aynı zamanda eşitlik ve kapsayıcılığı teşvik etme konusundaki eşsiz yeteneğini tanımaktan da sorumludur. Sektörümüz yeniden başlama ve toplumların iyileşmesine yardımcı olma yeteneğini kanıtlamıştır. Şimdi turizme toparlanma çabalarına bir kez daha öncülük etmek için doğru destek verilmesini istiyoruz.”

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)  ve OECD’den gelen verilerden de yararlana Küresel Turizm Kriz Komitesi, sektör için bir Kurtarma Planı üzerinde çalışmaya başladı. Planın, tüketici ve yatırımcı güvenini artırmak için çalışıp, açık sınırlar ve gelişmiş bağlantı etrafında yoğunlaşacağı kaydediliyor.

Bakan Ersoy: Mayıs Sonu Turizmde Normalleşme Bekleniyor. İlk Etapta Asya’dan Gelirler / Diken

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, turizmde normalleşmenin mayıs sonunda mümkün olabileceğini söyledi.

Corona virüsü nedeniyle ülkeler sınırlarını kapatırken, turist hareketliliği sıfıra yaklaştı.

NTV’ye konuşan bakan, corona virüsüne ilişkin, ‘nisan sonu-mayıs başı kırılmaların olacağını’ öngördüğünü dile getirdi.

“Mayısın sonuna doğru normalleşmenin mümkün olacağını düşünüyorum” diyen Ersoy, mayıs sonuna doğru iç turizmde de hareketliliğin başlayacağını aktardı.

Bakan, sürecin bitmesinin ardından ilk etapta turistlerin Asya ülkelerinden geleceğini düşündüğünü söyledi.

Ersoy, yeni bir uygulamadan da bahsetti: “Corona olmayan alanlar için uluslararası kabul gören bir sertifikasyon sistemi oluşturuyoruz. Tesislerde sertifikasyon dönemi başlayacak. Tesislere önlemleri aldıktan sonra sertifika verilecek. Büyük tur operatörlerinin de bu konuda fikirlerini istedik. O fikirleri de bu sistemin içine dahil edeceğiz.”

Turizm İşletmelerine Korona Sertifikası Geliyor / Turizm Güncel

NTV’de canlı yayına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy,korona nedeniyle turizm sektörüne dönük ‘sertifikasyon’ uygulaması başlatacaklarını açıkladı.

Türkiye turizmi açısından dış turizmin iç turizmden daha önemli olduğunu belirten Mehmet Nuri Ersoy, korona sonrası ilk aşamanın iç turizmin açılması olduğunu ve mayıs ayı itibariyle bunun halledilmiş olacağını söyledi.

”Sertifikasyon sistemi başlattık”

Dış trafiğin başlamasından önce yeni bir proje hayata geçirmeye başladıklarını açıklayan Ersoy, ‘’Sertifikasyon sistemi başlattık. Yani koronasız alanları sertifikalandıran bir sistemin ilk toplantısını bu hafta yaptık. Komisyon oluşturduk. Komisyonda Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda; Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri ile, konuyla ilişkili STK’lar yer alıyor.’’ dedi.

Sertifika verilirken nelere bakılacak?

Öncelikli olarak uluslararası geçerliliği olan bir sertifikasyon sistemi geliştireceklerini açıklayan Mehmet Nuri Ersoy, ‘’Biliyorsunuz, turizm olarak baktığınız zaman bunun 3 tane ayağı var; 1 ulaşım, 2, tesisler, 3 yolcular. Ulaşım diye bakıldığında araçların sterilizasyonu, araç personelinin bağışıklık belgesi ve pandemi eğitimi alması… Acenteler, restoranlar, oteller… bütün bunlar bizim tesis olarak sınıflandırabileceğimiz yerler. Buralarda da alan sterilizasyonu çok önemli. Kullanılan malzemelerin güvenirliği ve sterilizasyonu, mekanların mesafe standartlarına göre düzenlenmesi, tesislerin içinde standartlara uygun sağlık ekipmanlarının ve sağlık görevlilerinin bulundurulması, termal kontrol sistemleri ve sterilize geçmiş 30 gün kuralı. Ayrıca, ‘Stay Safe’ belgelerinin düzenli olarak verilmesi, personele bağışıklık ve pandemi sertifikası verilmesi gibi bir dizi önlemler var.’’ diye konuştu.

”Mayıs sonuna kadar turistik tesislerin bu sertifikayı almasını hedefliyoruz”

Bu sistemi Türkiye’nin geliştirdiğini ve muhtemelen dünyaya da örnek olacağını belirten Ersoy, devamında şunları söyledi:

Bütün STK’ları dahilde erecek, mayıs ayının ilk haftası bu sertifikasyon uygulamasını tamamlamayı ve mayıs ayının sonuna kadar da turistik tesislerin bu sertifikayı almasını sağlamayı hedefliyoruz. Bu sizin yurt dışındaki algınız açısından da önemli. Yolcu gönderecek ülkelerde gönül rahatlığı sağlamak açısından çok çok önemli. Zaten Türkiye’nin sağlık alt yapısı çok iyi. Böyle bir sertifikasyon sistemi koyduğunuz ve tesis bazında düzenli olarak denetimi sağladığınız zaman onlar da gönül rahatlığıyla vatandaşlarını gönderecektir.

”Sertifika alan işletmeler öncelikli olacak”

Üçüncü aşamada da bu sertifikayı hem bakanlık sitelerinden lanse edeceğiz hem de bize yolcu gönderen tur operatörlerinin sitelerine de koymasını sağlayacağız. Düzenli kontroller sağlanacak ve bu sertifikayı alan işletmeler de öncelikli olacak.

Turizmcilerden 7 Maddelik Talep / Turizm Aktüel

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), 36’ncı Grup Oteller ve Konaklama Yerleri Meslek Komitesi, özellikle küçük otel ve pansiyonlar için KGF, işe başlama ve yenilenme kredileri, borçların özel bir yasayla ertelenmesi ve koruma amaçlı minimum fiyat sistemi taleplerinin olduğu bir rapor hazırladı. Bu yılın iç pazarla sınırlı kalacağından doluluğun yüzde 25 civarında olacağı belirtilerek, 2020 sezonunun oteller aralarında bir ölüm-kalım maçına döneceği vurgulandı.

ATSO 36’ncı Grup Oteller ve Konaklama Yerleri Meslek Komitesi’nin hazırladığı 7 maddelik raporda, koronavirüs sürecinde turizm sektörünün yaşadığı sorunlar, talepler ve turizm sektörünün yaşaması öngörülen değişime ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Rapor ilgili bakanlıklara ulaştırılması için komite üyeleri tarafından ATSO Yönetim Kurulu’na sunuldu.

KÜÇÜK OTELLERE KGF VE İŞE BAŞLAMA KREDİSİ

İşyerleri kapalı olan küçük işletmelere Kredi Garanti Fonu (KGF) ve TOBB destekli işe başlama kredisi talep edildi. Bu kredi paketinin diğer paketlerden ayrı planlanması istendi. Küçük oteller, pansiyon ve aile işletmelerinin ayakta kalması halinde yerel tedarikçilerden mal alacağı, şehir merkezinde yaşayanlara istihdam ve şehir esnafına büyük yarar sağlayacağı kaydedildi. Bu kredinin kullanımını, yüksek cirolu şirketlerin kullanımına kapatmak için sicile bakılmaksızın küçük oteller, pansiyonlar ve aile işletmelerine cirosu 500 bin TL’ye kadar olan küçük işletmelere faizsiz 50 bin TL, 1 milyona kadar olanlara 100 bin olarak planlanması istendi.

KGF DAĞITIMI BİRAN ÖNCE BAŞLAMALI

Komite raporunda, 25 Mart’da açıklanan kamu bankalarından kullanıma açılan KGF’lerin üzerinden 3 hafta gibi bir süre geçtiğine işaret edilerek, “Bu krediye en çok ihtiyaç duyan otelcilerin büyük bir çoğunluğuna ulaşmadığı görülmüştür.

Bu kredilerin ivedilikle ihtiyacı olan şirketlere ulaşması, sektörün ayakta kalabilmesi için hayati önem taşımaktadır. Her geçen gün bu süreçte zaten çok büyük stres altında olan sektörü daha da zor duruma sokacaktır” denildi.

MİNİMUM FİYAT SİSTEMİ

2020 sezonunda küçük turizm işletmelerini koruma amaçlı olarak minimum fiyat uygulanmasının hayata geçirilmesi talep edilen raporda, “Arzın talebin çok üstünde olduğu bu dönemde bahse konu sistem uygulanmazsa 3, 2, 1 yıldızlı tesislerin ve pansiyonların ayakta kalma şansı yoktur. Talep konusu minimum fiyat sisteminin sektörün bütün paydaşları ile acilen görüşülüp uygulanması çok büyük önem arz etmektedir” ifadelerine yer verildi.

PAKET TEKRAR DEĞERLENDİRİLMELİ

Hükümetin 18 Mart tarihinde açıkladığı tedbir paketinde konaklama sektörünü ilgilendiren maddelerin tekrar değerlendirilmesi istendi. Komite raporunda, konaklama vergisinin Kasım ayına kadar uygulanmaması, otel kiralamalarına ilişkin irtifak hakkı bedelleri ve hasılat payı ödemelerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için 6 ay süreyle ertelenmesinin komite tarafından önerilmediği, bahse konu taleplerin herhangi bir komite toplantısında da bahsinin bile geçmediği kaydedildi.

LİSTE PAYLAŞILSIN

Raporda, irtifak hakkı ertelemesinden faydalanan konaklama sektöründeki işletmelerin listesinin paylaşılması talep edildi. “Halkın arazilerine yapılan işletmeler için istenilen irtifak hakkı ertelemesinden yararlanan konaklama sektöründeki işletmelerin ve bu işletmelerin üst kullanıcılarının listesi, kiralama bedelleri ve sürelerinin açıklanması için sorumlu bakanlıklara yazı yazılması önerilmiştir” denildi.

ARABULUCUK SİSTEMİ

İşletmeci ve mülk sahipleri için arabuluculuk sistemi getirilmesi de istendi. İşletmeci ve mülk sahibinin arabuluculuk sistemi ile anlaşması teşvik edilerek kira tutarında en az 1 yıllık yüzde 50 indirim yapılması, kira stopaj vergisinin ve açık olan işletmelerin mülk sahiplerinin kira gelir vergisinin 2020 yılı boyunca alınmamasının sağlanması talep edildi.

ÖLÜM- KALIM MAÇI BENZETMESİ

2020 yaz sezonunun çok düşük seviyede başlaması ve yine düşük sayılarla devam edeceğinin kaçınılmaz olduğu vurgulandı. İstihdamın önemliliği kadar Türk turizminin kalite ve seyrinin belirlenmesi için radikal kararlarla sektörün devamlılığının sağlanması istenerek, “Sezon iç pazarla sınırlı kalırsa diğer etkenlerle geçtiğimiz yılların verilerine göre toplam yatak kapasitemizin ancak yüzde 25 civarında dolulukla seyredeceği hesaplanabilir.

Bu öngörünün gerçeklemesi ile 2020 sezonunun oteller aralarında bir ölüm- kalım maçına döneceği gerçeğini önümüze getirmektedir. Bu ölüm- kalım maçında farklı iş kollarından beslenen sermaye gruplarının ayakta kalarak yıllarını Türk turizminin içinde geçiren müteşebbis iş insanlarının birikimlerini, kiralama veya mülk edinerek oluşturdukları işin el değiştirmesi ve farklı sermaye grupları tarafından ele geçirilmesinin engellenmesi gerekmektedir” denildi.

YENİLENME TEŞVİĞİ

Bu sebeplerle, istihdam baskısı ile bütün otellerin açık olduğu bir sistem yerine kapalı kalmayı tercih eden otellere teşvikler verilmesi ve topyekün zarar ihtimalini ortadan kaldırarak 2021- 2022 yıllarını kapsayan sistemli bir kalkınma planlanması gerektiği belirtildi.

Bu kapsamda, 2020 sezonunda kapalı olan veya tesisini kapalı tutacak olan işletmeler için 2021 Mayıs’a kadar yapılacak yenilenme yatırımının teşvik kapsamına alınarak fatura karşılığı uygun kredilerle desteklenmesi istendi.

BORÇLARIN ERTELENMESİ İÇİN ÖZEL YASA

Ayrıca 2020 sezonunda kapalı olan veya tesisini kapalı tutacak olan işletmelerin devlet veya şahsi borçlarını özel bir yasa ile 2021 Mayıs ayına kadar ertelenecek özel bir kredi planlanması gerektiği de belirtilen raporda, “Konaklama sektörü dışında başka iş kolu olmayan şirketlere fırsat önceliği sağlanmalı.

Kamu çalışanları ve öğrencilerin bu tesislerde tatil veya konaklamaları desteklenmeli. Sektörün bu dönemlerden en az zarar ile çıkabilmesi için taleplerimizi ve çözüm önerilerimizi bilgilerinize arz eder, ilgi ve yardımlarınızı istirham ederiz” denildi. (DHA)

Deloitte: Sektör Virüs Sonrası Oluşacak Olan Fırsatlara Hazırlanmalı / Türkiye Turizm

Deloitte tarafından hazırlanan “COVID-19 Türkiye’de Turizm ve Konaklama Sektörü Raporu”na göre, bu dönem, yeni iş modelleri ve fırsatlarını da beraberinde getiriyor.

İSTANBUL- Deloitte tarafından hazırlanan “COVID-19 Türkiye’de Turizm ve Konaklama Sektörü Raporu”na göre, bu dönem, yeni iş modelleri ve fırsatlarını da beraberinde getiriyor.Deloitte’tan yapılan açıklamaya göre, dünya, koronavirüs salgınından nasıl korunacağının yollarını ararken, bir yandan da virüsün etkilerinin, küresel ekonomi ve sektörlere olan yansımasını kontrol etmeye çalışıyor.

Deloitte, 140’a yakın ülkede, 700 ofiste, çalışmakta olan 150,000 personeli ile dünyanın en büyük muhasebe, denetim, vergi ve yönetim danışmanlığı hizmeti sunan uluslararası firmalarından birisidir.

ZORLU BİR DÖNEMDELER

Deloitte Türkiye Ulaşım, Turizm ve Hizmet Sektör Lideri Osman Arslan, Deloitte Hollanda Ulaşım, Turizm ve Hizmet Sektör Lideri Willem Christiaan van Manen, Deloitte Hollanda Turizm Sektör Lideri Fleurine Mijinke tarafından hazırlanan rapora göre 2020 yılına umutla başlayan turizm ve konaklama sektörü Çin’de ortaya çıkan ve kısa bir sürede tüm dünyaya yayılan COVID-19 salgınından en derin etkilenecek sektörlerin başında geliyor.

Turizm sektörü gerek sağladığı istihdam gerekse çok ihtiyacımız olan döviz rezervlerinin artışı açısından kritik bir öneme sahip. Sektör yöneticileri rezervasyon iptallerinin, personel yönetiminin ve finansman yapılandırmalarının yanında gelecek döneme ilişkin operasyonel stratejilerinin de belirlenmesi açısından zorlu bir dönemdeler. Bu dönemde, yöneticilerin, operasyonel etki analizlerini farklı senaryolara göre pro-aktif bir şekilde güncel tutması ve buna ilişkin nakit yönetimini ve devlet tarafından sağlanan destekleri yakından takip etmesi, önümüzdeki günlerde olumlu gelişmelerin yaşanması durumunda sektördeki talebe hızlı cevap verebilmeleri açısından çok önemli olacak ve kurumsal açıdan fark yaratmalarını sağlayacaktır.

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Dünyada 200’ün üzerinde ülkeye yayılarak pandemiye dönüşen koronavirüs salgını nedeniyle birçok ülke sınırlarını kapattı, uçuşları iptal etti, sokağa çıkma yasağı uyguladı. Virüsün yayılımını engellemek için alınan bu tedbirler birçok sektör gibi turizm sektörünü de durma noktasına getirdi. Deloitte tarafından hazırlanan “COVID-19 Türkiye’de Turizm ve Konaklama Sektörü Raporu”nda, sektörün istihdam ve döviz rezervlerinin artışı açısından kritik önemine dikkat çekiliyor.

2014 yılında Rusya ekonomik krizi, ardından Türkiye-Rusya arasında yaşanan uçak krizi nedeniyle zorlu bir dönemden geçen turizm sektörü, toparlanma emareleri gösterdiği 2018 yılının ardından, 52 milyon turist ve 35 milyon dolar gelir ile 2019 yılında rekor büyüme gerçekleştirdi.

Sektör, yakaladığı ivme ile turist sayısı ve kişi başına düşen harcamalarda çok daha iyi rakamlar elde edeceğini planlayarak girdiği 2020 yılının ilk çeyreğini pandeminin gölgesinde geçirdi.

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Salgın sonrasına hazırlıklı olanlar fark yaratacak

Rapora göre, sektör yöneticileri, rezervasyon iptallerinin, personel yönetiminin ve finansman yapılandırmalarının yanında, gelecek döneme ilişkin operasyonel stratejilerinin de belirlenmesi açısından zorlu bir dönemden geçiyor.

Yöneticilerin, operasyonel etki analizlerini farklı senaryolara göre pro-aktif bir şekilde güncel tutması ve buna ilişkin nakit yönetimini ve devlet tarafından sağlanan destekleri yakından takip etmesi gerekiyor.

Gelecek günlerde olumlu gelişmelerin yaşanması durumunda oluşacak talebe hızlı cevap verebilmeleri kurumsal açıdan fark yaratmalarını sağlayacak.

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

Yeni iş modelleri ve fırsatlar

Açıklamada görüşlerine yer verilen Deloitte Ulaştırma, Turizm ve Hizmet Sektör Lideri Osman Arslan, koronavirüsün hem gelirler hem de tedarik zincirleri üzerinde çok büyük ve henüz tam ölçülemeyen bir etkisi olduğuna dikkati çekerek, “Küresel virüs krizine en çok maruz kalan sektörlerden biri olan otelcilik ve konaklama endüstrisindeki müşterilerimizin, hızla hareket ettiğini ve sektörlerindeki operasyonel ve finansal etkisini anlamaya ve ölçmeye odaklanmış olduklarını gözlemlerken, bir taraftan da mekanlarını hastaneler ve hastane çalışanları için kullanılabilir hale getirmeleri gurur verici.” ifadelerini kullandı.

Arslan, turizm ve konaklama sektörünün üretkenliği azaltan stok sayımları, güvenlik planları, standart işletme prosedürleri ve sosyal medya planlarına ayrılacak zamanları ötelediğini ve hızlı operasyonel aksiyonlara yöneldiğini belirtti.

Yeni fırsatlara ve Çin’den gelen iyi haberlere de değinen Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Koronavirüse yönelik atılabilecek adımlar 

Raporda, koronavirüse yönelik atılabilecek operasyonel ve finansal adımlara ilişkin şu önerilerde bulunuldu:

“Kilit paydaşlarınız olan tedarikçileriniz, çalışanlarınızla şeffaf bir iletişim kurun ve onların bu zor zamanlarda katkılarını ve morallerini koruyun. Müşterilerinizi uzun vadede elinizde tutabilmek için iptallere yönelik farklı seçenekler sunun. Tüm ihtiyari operasyonel ve sermaye harcamalarını en aza indirin. Nakit tasarrufu sağlamak için mümkün olan durumlarda tamir, bakım ve diğer sermaye harcamalarını yeniden değerlendirin veya erteleyin. Pazardaki gelişmelere hızlı bir şekilde cevap vermek için gelişmiş bir gelir yönetim sistemi ve fiyatlandırma modelleri uygulamaya koyun. Planlarınızı aktif olarak gözden geçirin.

Önümüzdeki altı ay için genişletilmiş nakit akışı tahmininiz olsun. Gerçekçi olun ve kritik nakit akış noktalarını ve kredi sözleşmelerindeki rasyo şartlarını anlayıp baz ve kötümser senaryolara sahip olun. Tahminleriniz bir fonlama gereksinimini vurgularsa, mevcut özkaynak veya borçlanma fon kaynaklarınızı değerlendirin. Mevcut kredi sağlayıcılara karşı şeffaf olun ve onları çözüme yönelik prosedürlerinize ve süreklilik planlarınıza dahil edin. Kısa vadeli finansman ihtiyacı için devlet destekli kredilere, vergisel desteklere ve diğer mali yardım tedbirlerine başvurduğunuzdan emin olun.”

Kaynak: Turizm sektörü koronavirüs sonrası fırsatlara hazırlanmalı

Türk Tur Operatörüne İsviçre’den 9 Milyon Euro’luk Kredi / Turizm Güncel

İsviçre, Türkiye spesiyalisti Bentour’a yıllık yüzde 0.5 faizle 5 yıllığına 9 milyon euro kredi verdi. Bentour CEO’su Deniz Uğur, şirket merkezinin İsviçre’de olduğu için böyle bir kredinin kendilerine verildiğini söyledi.

Sektör 2021 yılında normale döner

Krediyle birlikte profesyonel ekibi kriz nedeniyle kaybetmeyeceklerini kaydeden Deniz Uğur, ”Bu ekibi 15 yılda bir araya getirdik ve yola birlikte devam etmek istiyoruz.” dedi.

Rosati: İptal edilen turların komisyonunu acentelerden almıyoruz

Bentour Almanya Genel Müdürü Songül Göktaş-Rosati ise, ”Bentour’u korumak zorundayız ancak acente partnerlerimizi kaybetmek pahasına değil. Bu nedenle iptal edilen turların komisyonlarını acente partnerlerimizden geri almadık. Bentour, koronavirüs kriziyle birlikte, iptal edilen turların komisyon bedellerini acentelerden almayan ilk tur operatörü” ifadelerini kullandı.

Turizmde Bilançı Ağır / BirGün Gazetesi

Uluslararası Para Fonu (IMF) salı günü, nisan ayına ilişkin “Dünya Ekonomik Görünümü” başlıklı raporunu yayımladı. Buna göre dünya ekonomisi 2020 yılında yüzde 3 küçülecek, Türkiye’de ise küçülme yüzde 5 büyüklüğünde olacak. Cari denge, işsizlik ve enflasyon verilerinde de küçülmeye bağlı olarak önemli değişikler gözlenecek. Türkiye’de işsizlik yıl sonunda yüzde 17,2’ye yükselirken, toplam gelirin binde 4’ü kadar da cari fazla verilecek.

Ancak küçülme dönemlerinde ithalatın azalmasıyla beraber ihracatta da göreli artışlar, cari fazlanın temel nedeni olsa da Türkiye bu şartlarda ihracat da yapamıyor. Hatta ihracat gelirlerinin yüzde 20’si büyüklüğündeki turizm gelirleri de bu yıl yok denecek kadar az olacak. IMF’nin raporuna inanmayan piyasalar ise TL’den kaçmaya devam ediyor. Yalnızca turizm sektörüne mercek tutarak krizin boyutunu anlamaya çalıştık.

34,5 MİLYAR DOLAR TURİZM GELİRİ

Türkiye’ye dolar kurunun yükseldiği dönemlerde turist akını hız kazanıyor. Bu yıllardan biri olan 2019’da turist sayısında rekor kırılmış ve ülkeye gelen turistlerle 34,5 milyar dolar gelir elde edilmişti. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise 29 Şubat’ta yaptığı konuşmada bu yıl 58 milyon turistin Türkiye’ye gelmesini ve bunun sonucu olarak 41 milyar dolar turizm geliri elde edileceğini iddia etmişti. Fakat en iyimser beklentiler bile turizm gelirinin en az yüzde 70 oranında azalacağını ortaya koyuyor.

CARİ AÇIĞI BİR NEBZE KAPATIYORDU

2019’da elde edilen 34,5 milyar dolar turizm gelirinin Türkiye için en büyük önemi cari açığı kapatması oluyordu. Zira sektör gelir elde ederken ithalat yapmak zorunda değil. Böylece ihracatın ithalatı karşılama oranı en yüksek sektörlerin başında turizm geliyor. Türkiye 2019 yılında toplam 180 milyar dolar ihracat geliri elde etse de bu geliri elde edebilmek için önemli ölçüde ithalat yapmak zorunda kalıyor ve 210,4 milyar dolarlık ithalat giderine katlanıyor.

TURİSTLERİN YÜZDE 45’İ AVRUPA’DAN GELİYOR

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre her ne kadar son 10 yılda turistlerin milliyetleri değişiklik gösterse de 2019 yılı itibariyle yabancı turistlerde Avrupa başı çekiyor. Geçen yıl Türkiye’ye giriş yapan 45 milyon turistin 20 milyonu başka bir hesapla her 100 turistin 45’i Avrupa ülkelerinden geliyor. Koronavirüs salgınının merkezi konumundaki Avrupa’dan Türkiye’ye uçuşlar askıya alınmış vaziyette. Uçuş yasağının kalkması halinde dahi Avrupa’dan Türkiye’ye bir turist akını olması beklenmiyor.

TEK UMUT RUS TURİSTLERDEYDİ

Bölge bazında Avrupa başı çekerken ülke bazında Türkiye’ye en çok turist Rusya’dan geliyor. Geçen yıl turistlerin yüzde 15’ine karşılık gelen 7 milyonu Rusya’dan gelmişti. Salgının Rusya’da da yayılıyor olması, öte yandan Türkiye’de halihazırda büyüyen vaka sayısı bu turistlerin de bu sene ayağını Türkiye’ye basmasını engelleyecek. Üstelik Rus turistler sektörün yaz turizmi ayağını ve özellikle Antalya ilini tercih ettiği için bu gelişme kenti korkutuyor.

SEKTÖRÜN ARTAN BORCU KORKUTUYOR

Turizm sektörü 2017 yılında artan Kredi Garanti Fonu (KGF) kredileriyle borç batağına sokuldu. Bu yıl yaşanan koronavirüs salgını ise sektörün borç yükü altında ezilmesine neden olacak. Borçların ertelenmesi halinde ise alacaklı bankalar zor duruma düşecek. Zira Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) verilerine göre turizm sektörünün borçları bankaların bireysel ve ticari dahil toplam nakdi kredi alacaklarının yüzde 3,4’ünü oluşturuyor. 2020 Ocak ayı itibariyle sektörün bankalara olan toplam borcu 97 milyar 396 milyon liraya ulaşmış durumda. Bu tutar 2019 Ocak ayından yüzde 9,5 2018 ocak ayından ise yüzde 46,7 daha fazla. Üstelik sektör gözle görünür biçimde borcunu ödemekte zorlanıyor.

TAKİBE DÜŞEN BORÇ 5 KATINA ÇIKTI

2018 Ocak ayı BDDK verilerine göre turizm sektörünün takibe düşmüş kredi borcu 1 milyar 731 milyon lira seviyesindeydi. Aradan geçen 2 yılın sonunda bu tutar tam yüzde 399 artarak 8 milyar 646 milyon lirayı buldu.

TURİZMİN BAŞKENTİ BORÇ BATAĞINDA

Turizm sektörünün borçlarına daha yakından bakıldığında özellikle bir il dikkat çekiyor. O da turizmin başkenti Antalya. BDDK Fintürk verilerine göre 2019 sonu itibariyle turizm sektörünün toplam borçlarının yüzde 37’si Antalyalı işletmelere ait. Bu işletmlerin bankalara toplam 35 milyar 464 milyon lira borcu bulunuyor. Üstelik sadece 2 yılda bu tutar yaklaşık iki katına çıktı. 2017 yılının sonunda Antalyalı işletmelerin kredi borcu 19 milyar 948 milyon liraydı.

BORÇLAR ÖDENEMEYECEK

Borç ödemeleri için kâr etmesi gereken işletmeler bu seneden umudunu kesmiş durumda. Sektörde çalışan 1,5 milyon insan ise endişeli. Bankaların kredileri ertelemesi halinde ise gelecek dönem belirsiz hale geliyor. Zira borç ödenebilecek tutarın çok üzerinde.

İŞLETMELER BORCUNU ÖDEYEMİYOR

Turizm sektörünün en büyük sorunu işletmelerin bankalara olan borçları. BDDK verilerine göre son 2 yılda sektörün takipteki kredi borcu 5 katına çıkmış durumda.

Turizmde Hasar Tespit Anketi Sonuçlandı

1 MİLYONDAN FAZLA TURİST GELEN ÜLKELER

1- Rusya: 7 milyon

DERLEYEN :

Can Ilker 

Ekonomist 

Makro Araştırmacı / Stratejist