• ALTIN (TL/GR)
    454,12
    % -0,68
  • ÇEYREK ALTIN
    724,00
    % -1,06
  • AMERIKAN DOLARI
    8,1540
    % -0,05
  • € EURO
    9,7314
    % 0,02
  • £ POUND
    11,2352
    % 0,14
  • ¥ YUAN
    1,2467
    % 0,00
  • РУБ RUBLE
    0,1055
    % -0,08
  • BIST 100
    1.375,91
    % -1,24

Fed’in 2.3 trilyon dolarlık yardımının ardından hala cephanesi var

Fed’in 2.3 trilyon dolarlık yardımının ardından hala cephanesi var

Fed’in 2.3 trilyon dolarlık yardımının ardından hala cephanesi var

Fed'in 2.3 trilyon dolarlık yardımının ardından hala cephanesi var

Fed, ABD ekonomisinin koronavirüsün tetiklediği kapanmadan sağ çıkması için uyguladığı teşvikleri, 2.3 trilyon dolarlık borç verme programlarına rağmen bitirmemiş olabilir.

Merkez bankası, Kongre’nin küçük ve orta ölçekli işletmelere, eyalet ve yerel hükümetlere ve finans piyasasının bazı riskli kısımlarına yardımı genişletmesi için sağladığı 454 milyar dolarlık çekirdek sermayesinin sadece yüzde 40 civarını tüketti. Mevcut programları geliştirmek ya da yenilerini başlatmak için kabaca 250 milyar doları kalıyor. Hazine tarafından başka türlü kullanılmazsa halihazırda başlatılmış imkanlardan doğan zararları karşılamak için de kullanılabilir.

Fed Başkanı Jerome Powell, Washington’da Brookings Enstitüsü’ne yaptığı çevrim içi sunumda “Bu borç verme imkanlarını, büyük bir bölümü Kongre ve Hazine tarafından olanak verilmiş eşi benzeri görülmeyen bir ölçekte uyguluyoruz. Bu imkanları somut bir şekilde toparlanma yolunda olduğumuza güven duyuncaya kadar güçlü, proaktif ve agresif bir şekilde kullanmaya devam edeceğiz.” dedi.

Yatırımcılar Fed’in Perşembe günkü adımlarını memnuniyetle karşıladı. Hisse senedi, yüksek faizli tahvil ve belediye tahvili fiyatları, Perşembe günü açıklanan ABD iş gücü kayıplarına rağmen yükseldi.

Bununla birlikte Fed, yardımını daha fazla ve daha riskli borçlanıcılara genişleterek sınırlarını aştığı ve kimin yardım alıp almayacağına karar vererek seçilmiş yetkililerin alanına girdiği yönündeki eleştirilere açık hale geliyor. Ayrıca kayıpları güvence altına alarak, ekonomistlerin “ahlaki riziko” olarak tanımladığı riskli borçlanmaları veya yatırımları cesaretlendirdiği eleştirilerini de çekiyor. 

Ancak şimdilik birçok politikacı ve yatırımcının baskısı merkez bankasının daha azını değil, daha fazlasını yapması yönünde.