• ALTIN (TL/GR)
    462,02
    % -0,75
  • ÇEYREK ALTIN
    751,00
    % -0,68
  • AMERIKAN DOLARI
    7,8930
    % 0,01
  • € EURO
    9,3608
    % 0,13
  • £ POUND
    10,5292
    % 0,11
  • ¥ YUAN
    1,1990
    % 0,09
  • РУБ RUBLE
    0,1040
    % 0,28
  • BIST 100
    1.314,25
    % -0,73

Analiz: Özel bankalara “zorla kredi” baskısı ne işe yarayacak?

Analiz: Özel bankalara “zorla kredi” baskısı ne işe yarayacak?

BDDK hafta sonu aldığı kararla bankaları, ellerindeki mevduattan fazlasını kredi olarak dağıtmaya zorladı. Peki bankalar bu talebe nasıl yanıt verecek, bu kararın faturası ne olacak?

Analiz: Özel bankalara “zorla kredi” baskısı ne işe yarayacak?

Hükümetin bankalar üzerindeki “Kredilerinizi artırın” baskısı, koronavirüs salgınının giderek artan ekonomik etkisi nedeniyle had safhaya ulaştı. Hükümet, yeni uygulamaya koyduğu “aktif rasyosu” ile bankaların mevduatla topladıkları paranın tümünü, hatta daha fazlasını kredilere aktarmasını sağlamaya çalışacak.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yönetmelik değişikliği ile getirilen aktif rasyosu, hem teknik açıdan hem de uygulama açısından birçok sıkıntıyı beraberinde getirecek bir uygulama olarak görülüyor. Sonuçta özel sektör banka kredilerinin artmasını sağlayacağı da şüpheli.

Konuştuğumuz bankacılar, bankanın ticari bir müessese olduğunu hatırlatarak, tüm ticari işletmeler gibi büyümeyi istediklerinin; bunun için kredileri artırıp bilançolarını büyütmeyi tercih edeceklerinin altını çizdiler. Kamu bankalarının siyasi nedenlerle kredileri aşırı artırdığını, artık kaynaklarının sonuna geldiğini hatırlatan bir bankacı, buna karşılık özel bankaların batık riski gördükleri kredilerden kaçındıklarını, bunun da doğal sayılması gerektiğini söyledi.

“Ödeyebilene kredi vermek için zaten yarışıyoruz”

Başka bir bankacı, hükümetin zorlayarak kredileri artırma politikasının, “Zaten ortada daha ciddi bir sorun olduğu”nun göstergesi sayılması gerektiğini belirtirken; bu soruna piyasa ekonomisini zorlayan zorlayıcı kurallarla çözüm bulunamayacağını, makro tedbirler gerektiğini ifade etti.

BDDK kararından sonra bankalar hangi yolu izleyecek?

Bankaların, hükümet zorlayıcı kurallar koydu diye, kredileri kısa sürede ciddi ölçüde artırması bence beklenmemeli. Peki, getirilen aktif rasyosu ciddi maddi cezalar öngördüğüne göre, bankalar nasıl bir yol izleyecek? Konuştuğumuz bankacılar “durumu idare etmeye çalışacaklarını” söylediler. Özel bankaların mevcut ortalama verileri, bu rasyoyu yüzde 95 civarında gösteriyor. Mayıs sonu bilançolarına kadar bu rasyoya uymak için çalışacaklar. Bunun için izleyecekleri yolu açık olarak söylemiyorlar ancak gördüğümüz kadarıyla mevduat toplamak için artık agresif davranmayacaklar. Yabancı para mevduatında faizler zaten sıfıra yakın. Bankacılar burada belirleyici müşteri olduğu için, döviz mevduatında önemli bir erime beklemiyorlar. Buna karşılık TL mevduatta ise artık bankaların birbirleriyle faiz yarışına girmeyecekleri, dolayısıyla TL mevduatını çözen müşterileri geri döndürmeye çalışmayacakları anlaşılıyor.

Bu arada getirilen rasyoya uymak için bankaların mevduat yerine çıkaracakları bono ile kaynak sağlamaya çalışabilecekleri, yurtdışından aldıkları sendikasyon kredilerinde bu yıl yüzde 70 civarında beklenen çevirme oranının yükselebileceği konuşuluyor. Böylece rasyodan kaçmayı düşünebilirler ama bu noktada Türkiye’nin yüksek riski engelleyici bir rol oynayabilir.

Kredi verip batırmak yerine Hazine tahvilini seçebilirler

Bu arada yurt dışındaki bankalarla yapılan swapların bir bölümünün Merkez Bankası’nda kurulan piyasaya yönelebileceği, bunun da rasyonun düzeltilmesine katkıda bulunabileceği söyleniyor. Rasyoya uyumda önemli yöntemlerden biri de Hazine tahvil-bonosu olabilir. Kredi ile Hazine bonosu yatırımının rasyoda aynı ağırlıkta yer alması nedeniyle, kredi vermek yerine Hazine kağıtlarına yatırım tercih edilebilir. Hazine’nin borçlanma ihtiyacının giderek arttığı hatırlandığında, bankaların düşük faizle olsa bile, krediye verip batırmaktansa, Hazine tahvillerini tercih edebilecekleri görülüyor.

Görüldüğü gibi, hükümet önce zorunlu karşılıklarla özendirdiği, sonra açıkça hükümet yöneticilerinin hedef aldıkları özel bankaları, şimdi de yeni rasyo getirip kredileri artırmaya zorluyor. Basel kriteri gibi uluslararası standartlara uyumu tartışmalı bu düzenlemenin istediği kredi artışını sağlayamayacağı ama Hazine’nin daha düşük faizle borçlanmasını kolaylaştıracağı söylenebilir. Özetle, kredilerde köşe kapmaca oyunu bundan sonra da devam edecek.

Erdal Sağlam

© Deutsche Welle